ersen ve dadaşlar

Ersen ve Dadaşlar: Doğunun Temsilcileri
--------------------
Tolga Kabataş | İstanbul {Date}

Ersen, Anadolu Rock ekolünün göreceli daha az bilinen temsilcilerinden.

Ağustos ayıydı, bir cumartesi sabahı, eşimle kahvaltı yapmak için nereye gidelim diye düşünürken bir yandan da SinemaTürk’de eski bir Türk filmi izliyorduk.

Filmin bir sahnesinde şeytan kılığındaki bir kadın Bülent Kayabaş'ın etrafında dans ederken Ersen’in ünlü şarkısı “Bir Ayrılık, Bir Yoksulluk, Bir Ölüm” çalıyordu. Film “Tatlı Cadı” adında bir komediydi ama o sahnede ölümün eşiğinden dönen Kayabaş’ın depresif ruh hali o şarkıyla anlatılmaya çalışılıyordu. Sahneyi görünce hem o dönemin Türk sinemasının naifliğine güldüm, hem de uzun zamandır Ersen dinlemediğimi farkettim.

Eski plaklar toplamaya başladığımdan beri Anadolu Rock parçalarını heyecanla dinliyorum. Ersen, bu ekolün daha az bilinen temsilcilerinden. Yetmişlerde çok meşhur olmasına rağmen Türkiye’nin değişimine ayak uyduramayıp, müzik kariyerini zamanından önce sonuçlandırmak zorunda kalmış bir sanatçı. Bu durum şarkıcının plaklarını daha az kıymetli yapmıyor tabii ki... Ersen’in plaklarını son yıllarda bulmak çok kolay. Severek kullandığım gittigidiyor.com sayesinde Türkiye plak piyasası oluştu. GG’de 9-10 bin plak bulabilmek mümkün. Ancak alıcı sayısı arttığı için plakların fiyatları da kısmen arttı. Ekonominin gerçeği! 



Ersen'in "Dostlar Merhaba" kırkbeşliğinden bir kesit


Ersen’e dönersek, bir süredir Anadolu Rock’a olan merakımın bir uzantısı olarak dönemin müzisyenleriyle ilgili yazılar hazırlıyorum, özgeçmiş, diskografi vs. Aklımda Ersen ile ilgili de bir yazı hazırlamak vardı. Biraz araştırma yapmaya başladığımda çok sınırlı yazılı bilgi olduğunu gördüm. Umarım bu yazı benim gibi Ersen sevenler ve plaklarını arayanlar için kaynak olur.

***

ERSEN DİNLETEN, HAYATI VE MÜZİKLERİ
Adı Ersen. Soyadı Dinleten. Ama herkes onun soyadını Dadaşlar olarak bilir. 1974 yılında "kuzeyin kardaşları varsa doğunun dadaşları var" diyerek Dadaşlar’ı kurduğu zaman, herhalde grubuyla büyük popülariteye ulaşacağını tahmin etmiyordu.

Anadolu rock'ın önemli temsilcilerinden Ersen, 1950 yılının Haziran ayında, ailenin ikinci çocuğu ve ilk erkek çocuğu olarak İstanbul Fatih'te doğar. Annesi Karadeniz'den, babası ise Selanik taraflarından İstanbul'a gelip yerleşmiş olan Ersen'in müziğe ilgisi küçük yaşlarda başlar.

ÇOCUKLUĞUNDA MÜZİK İLE TANIŞTI
Bu ilginin arkasında şüphesiz, amatör olarak keman çalan babası vardır. Ersen, ilk müzik çalışmalarına bir müzik öğretmeninden mandolin dersleri alarak başlar. Daha sonra, gitarın yavaş yavaş ülkemize girmesiyle birlikte Fatih Fener'de Rum asıllı hocası Koçamedanis'ten klasik gitar dersleri almaya başlar. Bu derslere ilaveten 5-6 sene de klasik keman dersleri alır. Ersen, ayrıca amatör şan dersleri alıyor ve sürekli kendini geliştirmeye çalışıyordur.

Ersen 1970 yılına gelene kadar birçok ünlü orkestrada çalar. Bunlar arasında, Milli Orkestra ve Şerif Yüzbaşıoğlu'nun Orkestrası da vardır. Şerif Yüzbaşıoğlu'nun orkestrasına sınavla girdikten sonra, Tom Jones, Engelbert Humperdick gibi müzisyenlerin şarkılarını söylerek, kendine isim yapar.

1969 yılında ilk 45'liği Olvido/Ak Güvercin Türkofon'dan piyasaya çıkar. Gitarda Ünol Büyükgönenç'in eşlik ettiği bu plağı, ikinci 45'liği takip eder: Sevmek Günah mı?/Tek Kadın (Plakta ilk parçanın düzenlemesinin Cem Karaca'ya, ikinci şarkınında düzenlemesinin Ünol Büyükgönenç'e ait olduğu yazılmış).

KISA SÜRE MOĞOLLAR’IN SOLİSTLİĞİNİ YAPTI
1970 yılında İzmir fuarında Cem Karaca ve Moğollar'ın elemanlarıyla samimiyetini arttıran Ersen’in içindeki Halk Müziğine olan ilgi artmaya başlamıştır. Aynı yıl Moğollar'ın Ternek/Haliç'te Güneşin Batışı 45'liğinde elektro keman çalar ve vokalist olarak yer alır.

1972 yılında Hürel kardeşlerle, Diskotür adına kaydettiği son 45'liği Dertli Kaval/Beni Hor Görme Kardeşim’in ardından Şahin Plaklar’a transfer olan Ersen'in asıl başarıları bu firmayla çalıştığı dönemlerde ortaya çıkar ve ilk bir numara 45liğini piyasaya verir: Kozan Dağı/Kara Yazı.



Seyhan Karabay'ın bass ve akustik gitar; Taner Öngür'ün bass, akustik gitar, kaşık ve Hüseyin Sultanoğlu'nun bateri ve bongo çaldığı bu 45’lik Ersen’in en fazla satış yapan 45’liği olur. Ersen, bu başarısını Beyaz Kelebekler’ın tonmaister’i Mustafa’ya borçlu olduğunu düşünür, çünkü Mustafa, Kozan'lıdır ve bu türkünün Ersen'e çok yakışacağını söylemiştir.

Bu başarılı 45'liğin ardından Moğollar'la birleşen Ersen, Sor Kendine/Garip Gönlüm 45’liğini piyasaya sürer. Bunun hemen ardından Türk ve dünya müzik piyasasında eşine benzerine rastlanmayacak bir olay yaşanır ve Kardaşlar'la çalışmakta olan Cem Karaca Moğollar'a; Moğollar'la çalışmakta olan Ersen Kardaşlar'a geçer.

Kardaşlar'la 2 single çıkardıktan sonra Ersen, Dadaşlar grubuyla yoluna devam eder. Aşık Veysel'in, Aşık Mahsuni Şerif'in, Muhlis Akarsu’nun eserlerinin yanında söz ve müziği kendine ait parçalar da seslendirir.

80'li yıllarda Rock müziğin içindeki çıkmazdan dolayı Dadaşlar'sız yola devam Ersen, bir ara arabesk tarzında çalışmalar da yapmasına rağmen, 1993 yılındaki Ersen Usta'dan Kuru Fasulye isimli albümünden sonra müzik çalışmalarına nokta koyar.


Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !